Trajik kahramanlar; tragedyalarda (ya da artık daha geniş açıdan bakarsak) romanlarda, sinemada ve hatta günlük hayatımızda yer alan trajik öykülerin önemli kahramanlarına verilen isimdir. Peki ama trajik kahraman kimdir, kime denir? Herkese trajik kahraman denir mi?
İnstagram hesabımızdan yaptığımız anketler ve bize gelen istek mesajları doğrultusunda; okuyucu ve takipçilerimizin merak ettiği bu konuya ışık tutmak, biraz detaylandırmak istedik. Konuyu herkesin anlayabileceği basitlikte ve özet olarak ele aldık. Hazırladığımız ufak görsellerle de eğlenceli bir hale getirmeye çalıştık.

Trajik Kahramanlar
Yunan tragedyalarının en meşhur trajik karakteri, Oidipous temsili

Kime Trajik Kahraman denir?

Trajediler antik dönemlerden beri, insanın yaşadığı ya da yaşama olasılığının olduğu sarsıcı durumları yansıtır. Ve insanlar da bu öyküleri okumayı,dinlemeyi ve özellikle de izlemeyi hep sevmiştir. Sözünü ettiğimiz trajik kahraman arketipi de bu trajik öykülerde yer alır. Bu karakter modelinde bulunması gereken bazı ortak kriterler ve özellikler vardır. Bunları derleyip, bize bir tanım yapan ilk kişi için, ünlü filozof Aristoteles’in ismini verebiliriz.
Trajik kahramanların Aristoteles tarafından belirlenen klasik kriterlerini basit bir şekilde özetlemek gerekirse; öncelikle soylu bir erkek olup, tanrısal bazı erdemlere sahip olan fakat bununla birlikte bir trajik kusura da ( Hamartia yani trajik bir hata, örneğin Hybris’e yani ölçüsüz bir kibre kapılmak) sahip olan ve hikayenin başında oldukça iyi bir durumdayken bu özellikleri sebebiyle tanrıları kızdırarak büyük acılar çekip, başına korkunç şeyler gelerek hayatını kaybeden ya da bundan da kötüsünü yaşayan; bütün bunlar olurken de izleyiciye acıma ve korku duygularını hissettirerek Katharsis’i (arınma) yaşatan karakterlerdi. 

Modern dönemdeki değişimler


Bu klasik kurallar genellikle; tanrıları, kralları, hükümdarları ve kahramanları kapsayan bir yapıdaydı. Ancak günümüzdeki modern dünyanın daha seküler bir hal almasının da etkisiyle, “Trajik” anlayış değişmiş; insanlar trajik kahraman arketipini yalnızca tanrısal kahramanlara ya da krallara atfetmeyi bırakmıştır. Dönemin modern yazarları da bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu modern seküler bakış açısını benimsemiş; dünyaya, içsel duygulara, yabancılaşmaya ve ya bilinç gibi temalara odaklanmışlardır. Trajik kahraman arketipin bazı kriterleri de bununla birlikte değişse de varlığını sürdürmeye devam etmiştir.
Örneğin günümüzdeki trajik kahraman modeli artık “asil bir soydan gelen erkek” gerekliliğini taşımadan; sıradan bir kadın, bir erkek hatta bir hayvan olabilmektedir.
Bununla birlikte Antik Yunan tragedyalarındaki gibi tanrılara veya tanrıçalara körü körüne inanan ve tanrısal erdemler taşıyan karakterler yerine; kaos dünyasında yaşayıp, çok da kahramanlara ya da krallara yaraşır tanrısal erdemleri taşımayan, daha çok varoluşsal krizlerden muzdarip, daha seküler karakterler oluşturulmuştur.
Özetle günümüz trajik kahramanları kendi içsel mücadeleleriyle , toplumdaki yerlerini almak için gösterdikleri çabalarıyla ve hayatta kalmak için verdikleri zihinsel savaşlarıyla varlık gösterirler.

Ancak şundan da bahsetmeliyiz ki; Yunan, Rönesans ve modern trajik kahramanlar kendi dönemlerinin tarzlarını ve özlerini taşısalar da  bazı benzerliklerde gösterirler. Bu benzerliklerin sebebi, Aristotelesçi ideal forma belli bir oranda bağlı kalınmasıdır.  Yani Aristoteles’in ideal modeli her dönemin kendi tarzıyla evrimleşerek , farklı nitelikler ve biçimlerle donatılmış yeni trajik kahramanlar ortaya çıkarmıştır. Buna verilebilecek en iyi örnekte Hamlet’tir.

Shakespeare’in ünlü karakteri Hamlet de bir Trajik kahramandır.

Modern dönemdeki bazı trajik karakterlere gelecek olursak özellikle Disney’in bu konuda öne çıktığı görülmektedir. Bunun yanında yeni tip trajik kahramanlar modern dönemin roman ve hikayelerinde de sık şık yer almıştır.

Modern Trajik Kahraman Örnekleri

Aslında bize kalırsa modern insan zaten başlı başına bir trajik kahramandır. Fakat yakın dönemde yaratılmış karakterlerden bahsedersek, konu daha kolay anlaşılacaktır. Herkesin tanıyabileceği örnekler vermek gerekirse; Kraliçe Elsa, Anakin Skywalker, Prenses Ariel, Severus Snape, Malefiz ve Peter Pan‘i söyleyebiliriliz.

Örneğin Anakin Skywalker hikayenin en başında masum ve naif bir genç olarak karşımıza çıkar. Daha sonra “Güç’ü” öğrenip belli manipülasyonlara maruz kalır. Ve “kötü”ye dönüşür. Hamartiası, bir jedi olarak kontrol altında tutması gereken duyguları kontrol edememesidir. Çünkü annesinin öldürülmesinden sonra ” sevdiklerini kaybetme korkusu” hep ağır basmıştır. Fakat jedi felsefesi gereği bütün bu duyguları yok sayılmıştır. Bu sebeple de kendini hep dışlanmış, eksik ve yalnız hissetmiştir. Ve sonunda onu “anlayan” biri karşısına çıktığında, uygulanan manipülasyonlarla birlikte bütün yolu değişmiş ve “Karanlık tarafa” geçmiştir. Jedi şövalyeliğinden Sith Lordluğuna geçen karakter gücün kötü yönünün sembolü haline gelmiştir. Bir dizi yıkımdan sonra da hayatını kaybetmiştir.
Bakıldığında izleyiciye katharsis yaşatıp, modern dönemin en klasik trajik kahramanlardan biri haline geldiğini söyleyebiliriz.
Frozen animasyonundaki Elsa karakterinin hamartiası yani trajik kusuru, başına bir sürü yıkım getirecek olan özel güçlerini kullanıyor olmasıdır. Peter Pan’in ise sonsuza kadar çocuk kalmak istemesidir. Ariel’in yardımseverliği, Malefiz’in aşkı, Snape’in ise reddedildikten sonra bile Lily’i sevmeye devam etmesidir.

Son olarak şunları da eklemeliyim ki; aslında tipik bir trajik kahramanın hamartia veya katharsis dışında kalan bir çok özelliği de gösteriyor olması gerekir. (Peripeteia (yazgı değişimi), anagnorisis (bilgisizlikten bilgiye geçiş), nemesis (ilahi ceza, azap) vb.) Fakat kitaplara ve tezlere konu olan bu kriterlerin üzerinde durmadan, konuyu sizlere olabildiğince basit bir şekilde anlatmaya çalıştık.