İngiltere Kralı VIII. Henry altı kez evlenmesiyle meşhurken, eşleri de daha çok evliliklerinin nasıl bittiği ve nasıl öldükleriyle hatırlanırlar. Peki bu kadınlar, VIII. Henry’nin bahtsız eşleri olmanın dışında aslında kimdi?  

“Boşandı, başı kesildi, öldü, boşandı, başı kesildi, hayatta kaldı.” İngiliz tarihinin ikonik kraliçelerini daha kolay akılda tutabilmeleri için genellikle okullarda öğrencilere ezberletilen bu liste aslında “bahtsız” eşler başlığımızı özetliyor. Bu evliliklerin nasıl bittiğini birçok kişi bilse de bu kadınların gerçekte kimler olduğunu bilen kişilerin sayısı oldukça azdır. Bizler de bu yazımızda onların hikayelerine yer vermeye karar verdik. 

Aragonlu Catherine 

VIII. Henry’nin ilk eşi Aragonlu Catherine

VIII. Henry’nin en uzun süreli eşi olan Aragonlu Catherine iktidar sahibi bir çiftin; Kastilya Kraliçesi Isabella ve Aragon Kralı Ferdinand’ın çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Oldukça iyi bir eğitim alan prenses aynı zamanda iyi bir okuyucuydu ve çocukluğundan beri edebiyata düşkündü. Catherine bir kraliçe olmak için yetiştirilmişti ama aynı zamanda kendine ait güçlü fikirleri de vardı, ki bu özelliğini hayatının ilerleyen yıllarında daha fazla gösterecekti. 

Catherine aslında Henry’nin abisi Arthur ile evlenmişti. Ancak Arthur evlilikleri neredeyse 1 yılı bile doldurmamışken ölünce, Catherine 17 yaşında dul kaldı. İspanyol ittifakının stratejik menfaatlerini sürdürebilmek için, Henry’nin Catherine ile evlenmesine karar verildi. Ama evlilik yaşına gelebilmesi için yedi sene beklemeleri gerekecekti. 

Bu süre zarfında Catherine Londra’da resmiyette olmasa da neredeyse bir mahkûm hayatı yaşadı. VIII. Henry’nin babası VII. Henry Catherine’nin bu durumundan faydalanıp onu bir maşa olarak kullanabileceğini düşünüyordu. Fakat Catherine güçlü ve zeki bir kadın olarak kendini kanıtladı ve 1507 yılında İspanyol büyükelçisi oldu. Bu da onu Avrupa tarihindeki ilk kadın büyükelçi yaptı.  

VIII. Henry ve Catherine 1509 yılında evlendiler ve 24 yıllık evliliklerinin büyük bir kısmında mutluydular. Ancak bir erkek çocukları olmadığı için (en azından hayatta kalan) Henry üzerinde bir baskı hissetmeye başladı. Mary adında bir kızları olmuştu ama o Henry’nin özlemini çektiği varisi olacak erkek çocuk değildi. Bu yüzden Henry, erkek kardeşinin karısıyla evlenerek cezalandırıldığını düşünmeye başladı.  

İşte tam da bu sıralar Henry’nin çalkantılı hükümdarlığı İngiltere’yi dini ve politik bir curcunanın içine sürüklemeye başladı.

Anglikan Kilisesi 

Papalığın özel izniyle Catherine ile evlenmesine rağmen (kardeşinin eşi olduğu için evlenmeleri yasaktı ancak Catherine, Arthur ile aralarında birliktelik yaşanmadığını söylemişti) Henry şimdi bu evlilikten kurtulmanın bir yolunu arıyordu. Papa, Henry’e boşanmaları için izin vermeyecekti. Bu yüzden Henry bunu farklı bir yolla çözmeye kararlıydı. 1525 ve 1533 yılları arasında Papa otoritesi ile bağını kopardı ve kendini İngiltere Kilisesi’nin başına getirdi. 1533 yılında Henry’nin kuzeni Başpiskopos Thomas Cranmer, Henry ve Catherine’nin evliliğini geçersiz kıldı. Aynı yıl Henry, Catherine’nin eski nedimelerinden biri olan ve delice âşık olduğu Anne Boleyn ile evlendi. Fakat saraydan uzaklaştırılan ve sürgünde yaşayan Catherine, 1536 yılındaki ölümüne kadar güçlü bir şekilde kraliçe unvanını savundu.  

Anne Boleyn 

Anne Boleyn

VIII. Henry, Roma’yla bağlantısını kopararak İngiltere’yi bir Protestan reformunun ortasına attı. Kendisinin bunu yapmadaki nihai amacı karısından boşanabilmek olsa da diğerleri bu reformu Katolik Kilisesi’nin suistimallerine karşı bir cevap ve İngiltere’nin özgürleşmesi olarak görüyordu. Anne Boleyn gibi.  

Anne Boleyn’in babası Thomas Boleyn saygı duyulan bir diplomattı. Babasının işinden dolayı çeşitli yerlerde yaşayan Anne, Fransa’da Kraliçe Claude’un nedimesi olmuştu. Ünlü Tudor tarihçisi Eric Ives, Anne Boleyn ve etrafını kuşattığı kadınları “ruhani tamamlanma arayan aristokrat kadınlar” olarak tanımlamıştı. Kraliçe Claude’un nedimesiyken burada güçlü kraliyet kadınlarıyla tanıştı ve din felsefesi gibi konulara merak saldı. 1522’de ise İngiltere sarayına nedime olarak geldi.  

Oradaki birçok kadının aksine Anne, kozmopolit bir havaya ve daha gösterişli bir üsluba sahipti. Akıcı bir şekilde Fransızca konuşabiliyor; dans edip, şarkı söyleyebiliyordu. Genç soylular çok geçmeden etrafına üşüşmüştü bile. Ancak Henry’nin onu fark etmesi 1525 yılında gerçekleşti. İkili kısa süre içerisinde birbirilerine karşı derin bir aşk duymaya başladı. Yedi yıl boyunca mektuplaşarak birbirilerine kur yaptılar. 1533 yılında ise evlendiler. Aynı sene Anne, I. Elizabeth’e doğum yaptı. Fakat aynı Catherine gibi Anne de birden fazla düşük yapmıştı ve erkek çocuğu olmamıştı. Üç yıl süren kısa kraliçelik serüveni 1536 yılında trajik bir şekilde sona erdi. Zina, vatana ihanet ve ensest suçlarından dolayı başı kesildi.  

Birçok tarihçi bu suçlamaların Anne’in ayak altından çekilmesi için uydurulduğu konusunda hemfikirler. Bazıları, Anne erkek bir çocuk doğurmadığı için Henry’nin yeniden evlilik yapmak istediğini söylüyor. Bazıları ise Anne’in reform politikaları konusunda hükümetteki güçlü adamlarla çatışmasından dolayı ortadan kaldırıldığını düşünüyor. Ama sebep her ne olursa olsun Henry hala varisi olacak bir erkek çocuk istiyordu ve yeniden evlenmek için pek beklemeyecekti. 

Jane Seymore 

Henry’nin tek erkek çocuğunun annesi Jane Seymore

Aragonlu Catherine ve Anne Boleyn’e baktığımızda Henry’nin eğitimli ve kültürlü kadınları tercih ettiğini görüyoruz. Ama belki de Anne’nin siyaset coşkusu ve Catherine’nin metaneti Henry’e çok fazla gelmişti. Zira bir sonraki evliliğini onlardan daha farklı bir kadınla, Jane Seymore ile yaptı. Jane oldukça ağırbaşlı, sade ve mütevaziydi. Ayrıca Anne ve Catherine kadar iyi eğitimli değildi. Daha çok Henry ve Catherine’nin kızı Mary’i barıştırmak için gösterdiği çabalarla sarayda takdir topladı.  

1537’de, o çok beklenen erkek çocuğu dünyaya getirdi: geleceğin kralı VI. Edward. Ancak kısa süre sonra doğum sonrası yaşadığı komplikasyonlar sonucu hayatını kaybetti. Jane’nin ölümü Henry’i derinden etkilemişti. Hatta birçok kişi eğer Jane ölmeseydi, Henry’nin sadece onunla evli kalacağını düşünmektedir. Zira Henry’nin eşleri arasında resmi kraliçe cenazesi yapılan ve Henry ile yan yana gömülen tek kişi Jane Seymore olmuştur. 

Clevesli Anne 

Henry Clevesli Anne’i kız kardeşi ilan etmişti

16. yüzyılda Avrupa’da stratejik evlilikler oldukça yaygındı. Aileler evlilik yoluyla birleşir; dini ve siyasi güç birlikleri inşa edilirdi. Aynı Catherine gibi, Clevesli Anne de Henry’nin stratejik evliliklerinden biriydi.  

Jane Seymore’un ölümünden sonra Henry’nin tekrar evlenmeye karar vermesi iki sene sürdü. Thomas Cromwell bu evliliğe aracı olarak, Henry’nin Clevesli kardeşlerden biriyle evlenmesini teklif etti. İngiliz reform hareketinin öncülerinden olan Cromwell, bu evliliğin güçlü bir ittifak oluşturacağını biliyordu. Henry’nin de Avrupa’daki Katolik güçlere karşı kendini sağlama alması lazımdı.  

Saray ressamı Hans Holbein iki kız kardeşi de resmetmesi için Almanya’ya gönderildi. Anne’i daha hoş bulan Henry, hemen evlilik hazırlıklarına başladı. Ancak Henry’nin hevesi kısa sürmüştü. Henry bir gün hizmetçi kılığına girip Anne’nin kaldığı Rochester’e gitti. Saray aşkı geleneklerine göre eğer gerçek aşkıysa Anne’nin, kılık değiştirdiğini anlayarak Henry’i hemen tanıması gerekiyordu. Ancak Anne Henry’i tanımayınca, kralın egosu zarar görmüştü.

Henry’nin şüphelerine rağmen, çift 1540 yılında evlendi. Ancak birkaç ay sonra yeni kraliçenin saraydan ayrılması istendi. Anne İngiliz adetlerinin birçoğuna yabancıydı ve Henry bir türlü Anne’den hoşlanamamıştı. Evliliklerinin altıncı ayında boşandılar ve Henry Clevesli Anne’i kız kardeşi ilan etti.  

Catherine Howard 

Catherine Howard’ın portresi

Clevesli Anne’e karşı hiçbir şey hissetmeyen Henry’nin gözü hemen başkalarına kaymıştı bile. Dikkatini çeken isim genç ve hoş Catherine Howard’dı. Catherine Anne Boleyn’in birinci dereceden kuzeniydi ve aristokrat bir aileden geliyordu. Fakat Catherine’nin babası Lord Edmund 21 kişilik bir ailenin 3. oğluydu ve mülk her zaman en büyük oğula geçtiği için, Edmund’a hiçbir şey kalmamıştı. Bakması gereken 10 çocuğu olan Edmund dilencilik yapmak zorunda kalmıştı.  

Annesi de ölünce Catherine’i Norfolk Düşesi’nin yanına gönderdiler. Düşes ise daha sonrasında Catherine’i saraya gönderdi ve burada Clevesli Anne’nin nedimesi oldu. Bu genç ve güleryüzlü kızın Henry’nin dikkatini çekmesi ise çok uzun sürmedi. 1540 yılında, Clevesli Anne ile boşanmalarından birkaç hafta sonra evlendiler. Ama evlilikleri yalnızca bir yıl sürecekti. Catherine’nin vurdumduymaz tavırları Henry’e fazla gelmeye başlamıştı. Bir süre sonra da kuzeni Thomas Culpepper ile ilişkisi olduğuna dair dedikodular çıkmıştı. Bunun sonucunda kraliçelik ünvanını elinden aldılar. Üç ay sonra da başı kesilerek öldürüldü.  

Catherine Parr 

Henry ölene kadar onunla evli kalan Catherine Parr

Henry’nin altıncı ve son eşi olan Catherine Parr, kralla 1547’ye – Henry’nin ölümüne – kadar evli kalmıştı. İki kere dul kalmış olan 31 yaşındaki Catherine, bu evliliğe duygusal bir olgunluk getirmişti. Ayrıca bir kraliçe, eş ve üvey anne olarak büyük bir sorumluluk üstlendiğini düşünüyordu. Bu yüzden daha önce Jane Seymore’un yaptığı gibi sarayda arabulucu olmaya karar verdi. Jane Seymore, Henry ve I. Mary’i bir araya getirmişti. Catherine Parr ise Anne Boleyn’in kızı olan I. Elizabeth’in eski mevkiini geri kazanmasına yardım etti, ki I. Elizabeth daha sonra İngiltere Kraliçesi olacaktı. Bu yüzden Catherine Parr’ın Elizabeth üzerindeki etkisi büyüktü. VIII. Henry 1544’te Fransa’ya gittiğinde Catherine’i vekili olarak bırakmıştı. I. Elizabeth ise Catherine’i gözlemleyerek bir kadının nasıl iyi bir yönetici olabileceğini görmüştü.  

Bunun gibi daha fazlası için: